Hani takımların 12.adamları vardır ya; işte bu 12.adam her zaman takımların itici gücü olmuştur. Hele bir de takım iyi gidiyorsa iş o zaman tadından yenmez. Gerek günümüz futbolunda, gerekse geçmişlerde kulüpler her zaman amigolarını ve taraftar liderlerini korumuşlardır.
Eeeeeee bal tutan parmağını yalarmış. Bu işler hep karşılıklı olmuştur. Artık dünya görüşü, dünya düzeni değişiyor. Bu işler eskiden gönül işi yapılırdı. Özellikle büyük kulüplerin amigoları 5 yıldızlık bir hayat sürüyorlar. Onlarda hayatlarını bu şekilde idame ettirmek zorunda kalıyorlar. Alan razı satan razı!
Süper ligde uzatmaları oynayan Ankaragücü taraftarının takımları için yaptıkları fedakarlık, taraftarlık bir kenara insanlık adına verilecek güzel bir dersti. Bugün bu işi çıkar için yapanların umarım yüzleri kızarmıştır. Adamlar bir araya gelmiş, borçtan ırganamayan takımları için topladıkları paralarla gıda yardımında bulundular. İşte bu tabloyu görünce böyle bir takımın bir alt lige düşecek olması şahsen beni derinden üzdü.
Günümüz futbolunda bir bakıyorsun kulüp yönetimleri protesto ediliyor ”yönetim uyuma taraftarın dışarıda” belli ki bedava biletlerden kapamamışlar. Bir bakıyorsun” büyük başkan el salla, büyük başkan kol salla” bunlarda Allah için iyi nemalanmışlar.” Karga mandayı babasının hayrına bitlemezmiş” Biz bu işlerin gönül işi olduğuna inandık. Ama görülen tablo bu yönde olmadı. Ama gerçek taraftarlığın hala ölmediğini Ankaragücü taraftarıyla gördük. O gıda yardımı esnasında kulüp yönetiminin, teknik ekibin ve futbolcuların gözlerinin nasıl dolduğunu gördük.
İşte ülkemizde hala böyle taraftarlar da varmış. Aslı başı olmayan kişi ve kişilere verilen Fair-Play ödülü bu insanlara azdır bile. Çıkmayan candan ümit kesilmezmiş, kim bilir sezon sonunda Ankaragücü küme düşmeyecek. Düşse bile bu takımın taraftarı asla küme düşmeyecek. Böyle bir taraftar kitlesi olan bir takımın asla sırtı yere gelmez. Helalin var büyük Ankaragücü taraftarı…
MUSTAFA KEMAL POYRAZ
















